Haziranın Güzelliğinden Temmuzun Sıcaklığına…

Bir halk deyişi derki, “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.” Bu halk deyişini ülkenin bugünkü ekonomi-politiğine uyarladığımızda şu sonucu çıkarmak mümkündür. Ülkede yaşanan ekonomik kriz önümüzdeki günlerde, yaz mevsiminde ve sonrasında zirveye ulaşacak, politik hareketlilik artacak, halkların öfkesi daha da kabaracak ve birleşik devrimci demokratik mücadele kendini daha da dayatacaktır. devamı


Sınıf Karşıtlığı, Sendikalaşma Ve Pratik Süreçlerine İlişkin -1-

Tarihi; ebedi-hakim ve büyük devlet, yüce kahramanların öyküleri üzerinden kurgulayan anlayışlar bütünlüklü, doğru bir biçimde geçmişi ve toplumu yorumlamaktan uzak kaldılar. Bir otokratın ve azınlık bir zümre üzerinden dönemi yorumlama gayreti içinde olanlar, o koşulları hazırlayan öncelleri ve toplumsal değişimin mantığını görmekten hep uzaktı. Asıl olan güçlüyü yüceltmek, oluşan çıkarlar sisteminin çelişki ve vahşi yüzünü gizlemekti. devamı



Halit Erdem: “15-16 Haziran tarihte olmuş bitmiş bir olay değildir”

Halit Erdem

DİSK’e bağlı T. Maden-İş Sendikası eski Genel Sekreteri Halit Erdem: 15-16 Haziran Türkiye işçi sınıfında çok etkiler bırakmıştır. Yani tarihte olmuş bitmiş bir olay değildir. Öyle kabul edilmemelidir. Bugünkü bir ortamda şeklen 15-16’ya benzeyen bir eylem zor görülebilir. Ama işçi sınıfının yaşadığı koşullar hala 15-16 Haziran’daki gibi. devamı


Hegemonya mücadelesi

BRICS ÜlkeleriAlman tekelci burjuvazisi siyasi temsilcilerine ne kadar teşekkür etse, o kadar az kalır herhalde. Çünkü şimdiki Federal Hükümet 1945 sonrasında belki de ilk kez bu kadar açık bir biçimde Alman emperyalizminin çıkarlarına sahip çıkıyor ve toplumun genelini bu çıkarların hizmetine sokmaya çalışıyor. devamı


Demokrasi ve Özgürlük veya Daimî Kulluk-Kölelik!

HDP MitingiÜlkemiz hızla yeni bir yol ayırımına yaklaşıyor. Bu kavşakta 2023 seçimleri bekleniyor. Burada üç farklı yol arasında ikisi sağa, biri sola yönelen demokratik ittifak var. Seçim bu üçü arasında yapılacak, ülkemizin kaderi belirlenecek. Birincisi, gidilen kanlı, kirli, yolsuzluk, iktidar yanlısı çok azınlık bir kesimi insanın aklını aşan haksız servete kavuşturmak, hukuk dışı taraflı kayırma, ülkemiz insanları arasında bölücülük yapmak, kadın cinayetleri, işsizlik, doğa katliamı, halkın temel gıda maddeleriyle oynama, tarım ve hayvancılığı yok etme, komşularımızla sürekli sorun çıkarma… benzer temel sorunlarla Türkiye halkları boğuşup duruyor. Artık bunun da sonuna gelindi. Bıçak kemiğe dayandı, gidilen yolun felaket olduğu geniş kesimlerce görülüyor. Bundan sonrası var olan sorunların daha ağırını, beterini şiddetlisini yaşatmak için politik seçkinlerin iktidarlarını sürdürüp, tahakkümü süreklileştireceklerinden kuşku duyulmamalı. devamı


İçindeki Vicdanı Ayaklandır

Kendimize

Bir yolculuktayız. Bunca emek, bunca acı, bunca kayıplar, üstün kamu yararı, büyük insanlık için. Düşüncenin maddi temellerinden hareketle, bireyin, insanların, toplumun, toplumların çeşitliliği kadar, farklı empatileri içinde barındıran bir toplum tasavvuru oluşturabilmeliyiz. Eski toplum yerine, yeni bir toplum kuracağız.1 Bu yolda başkalarına gitmeden önce, kendi vicdanımızı sorgulamalıyız. İnsan kendisinde bulamadığını, toplumda bulamayacak, sürekli bir hayal kırıklığı yaşayacaktır. Bu da kendi içinde çelişkiye neden olacak, şizofrenik bir ruh halini doğuracaktır. Çünkü her toplum, kendi benzeri bireylerin toplamından ibarettir. devamı


Gorbaçov Öncesi Sosyalist Sistem (1960-1982) Parlayan Yüz, Çürüyen Gövde Brejnev Dönemi

Brejnev ve Jimmy Carter SALT II Antlaşmasını imzalarken, 18 Haziran 1979, Viyana

Birinci Bölüm: Siyasal Yapıda Çarpıklaşma

Çöküşe Doğru Adım Adım: Kemikleşmiş Bürokrasinin Değişime Gösterdiği Direnç Ve Kruşçev’in Görevden Alınması

1960’ların başına varıldığında SSCB’deki durumun ana hatları şunlardır:

  • Parti, devletten ayrılmak bir yana onunla sımsıkı bütünleşti ve gerek devlette, gerekse toplumdaki tüm organizasyonların (Sovyetler, hükümet, ordu, istihbarat, kitle örgütleri…) üstünde ve onlar üzerinde mutlak belirleyici otorite sahibi bir güç olarak kendini konumlandırdı. devamı


Melih Cevdet ANDAY’ın Unutulmaz Eseri: AYLAKLAR

Melih Cevdet AndayMelih Cevdet ANDAY, edebiyat tarihimizde ünlü şiir akımı "Garip" ile tanınır. Kısaca bu akım, Ankara lisesinde tanıştığı arkadaşları Orhan VELİ ve Oktay RIFAT ile birlikte giriştikleri, şiirde o güne kadar kabul görmüş biçime ve içeriğe karşı, şiiri şairanelikten ayıran bilinçli bir tepki idi. devamı


Türkiye NATO’dan derhal çıkmalıdır!

NATO Bir Savaş ÖrgütüdürBurjuva demokratik dahi olsa bir devletin ne kadar “demokratik” olduğunun en önemli kıstaslarından biri NATO’ya karşı tavrı ve ilişkisi sorunudur. Bugün Türkiye bu konuda bir sınav ile karşı karşıyadır.

1990 yılında dünyada yaşanan anti-komünist karşı-devrim sürecinden sonra batılı emperyalist güçlerin kendisi NATO’nun artık bir savaş örgütü olma niteliğinin değiştirileceğini açıklamışlardı. Öyle olmadı. Avrupa’nın göbeğinde Yugoslavya’da ateşlenen savaş ile tam tersi bir sürece devam edildi. Hem de öncekinden daha etkin bir şekilde. devamı


Dünya Yeniden Şekilleniyor

Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı ve Rusya Federasyonu Başkanı

Seksenli yılların sonu, doksanlı yılların başında Dünya Sosyalist Sistemi’ni hedef alan ve geçici olarak başarılı olan emperyalizmin karşı-devrim hareketi sonucunda dünyada tek kutuplu bir düzen egemen oldu. devamı


Acı Çeken Herşeyi Gömemezsiniz… Savaş, yıkım ve zulme rağmen gülüşleri bulutlara çizilen, oradan düşlere uzanan yaşamlar…

-1- 

Babaannemi her ziyaretimizden, günümüzün yol ayrımını besleyen çuval dolusu öykülerle dönerdik. Gizlice videoya çektiğimizi fark eder,  

“Açmayın şu makineyi. O çalışınca kendim olamıyorum. Yaklaşın şöyle yanıma…” 

Kardeşimle iyice yanına sokulur, toprak evin duvarına dayanmış saman dolu yastıklara iyice kurularak, çamurla sıvanmış küçücük ocağında yanan çalı çırpının genzimizi yakan dumanına aldırmadan bütün dikkatimizi onun anlatacaklarına verirdik.  devamı



Coğrafyamızda Bahar ve Halkların Gücü

Doğa yasasına göre işlemekte. Mevsimlerde ona göre gelip geçmekte... Ve nihayet pek sevilmeyen soğuk kışın ardından derin bir özlemin içinden büyük umutlarla yeniden bahardayız. Bahar güzel bir mevsimdir. Güneşli, günden güne ılınan, yağmurlu, çamurlu, bereketli, doğurgan ve yerin gri yüzünün yeşile dönüştüğü, bir başka şirinliğe büründüğü bir mevsim… devamı


“XW” Ne Anlatır?

“XW” Ne Anlatır?

Bitmeyen yasaklar ve inkarcılık, ilk akla gelendir. Yanyana getirilmeleri kadar, birlikte veya tek başına kelimelerde kullanılmaları da TC’de hala yasaktır.

Ana dilin toplumların gelişmesindeki önemi çok eski zamanlardan bu yana bilinmektedir. Asimilasyon önce dil üzerinde geliştirilir ve giderek o halk egemenlerin kültürü içerisinde eritilir. Kürtlerin başına da getirilmek istenen budur. devamı