Mehmet TOSUN

Hastalıklı Düşünceyi Pratik Tedavi Eder

Ekonomik sıkıntıların ayrıcalıklı küçük bir azınlık dışında bütün toplumsal kesimlerin birincil sorunu haline geldiği, gençlerin, kadınların, emekçilerin gelecek kaygısıyla yaşadığı ve en basit demokratik taleplerin bile şiddetle bastırıldığı bir toplum yapısından özgür bir geleceğe ilişkin çıkış yolları aramak günümüzün en önemli gündemi. Ülkemizde devrimci-demokrat güçler bu yönde arayış ve mücadele yöntemleri geliştirilmeye çalışıyor. devamı


Bir 10 Eylül Yazısı: Zamanın Değiştirdiklerini Anlamak…

İyiyi geleceğe taşıyan sınıf kiniyle; bir kişi, yüz kişi, bin kişi, yüz bin kişi çoğalarak kurulan çadırlara karıştı fabrika önlerinde. Geleceğin aydınlık yüzü için bıkmadan türküler söyledi. Bir Mayıs’ta kızıl kan oldu yüzü. Meydanlardan her geçişinde tuhaf, acı ve ürkek bir duyguyla yanı başında düşen gencecik bedenleri hiç unutmadı. 

Sokaklarında ağır adımlarla herkesin bildiği kalleş pusulardan geçti. Avuçlardan fışkıran terle sulayarak toprağı, kıpkızıl açan fideler ekti. Bir adımdan çoğalarak binlerce adıma, nümayişlerin gürültülü haykırışlarından tam güneşe tutunacağım derken, kapkaranlık baskın bir geceden sonra, ölümün bile yasallaştığı apoletli günlere uyandı.  devamı


Sınıf Karşıtlığı, Bağlaşıklıklar Ve Demokrasi Mücadelesinin Kitleselleşmedeki İşlevi Üzerine -3-

Önceki yazılarımızda sınıf karşıtlığının pratik sürecinde sınıf mücadelesini doğuracağı ve sınıflı toplumlarda bu durumun nesnel bir olgu olduğunu belirtmiştik. Kapitalist toplumda artı-değeri üreten ve el koyan biçimindeki temel karşıtlık üzerinden şekillenen burjuva devlet, geniş emekçi yığınlar ve halka yönelik yoksulluk ve baskıyı getiren sonuçlarına rağmen, yüzyıllardır varlığını nasıl koruyabiliyor? devamı


Sınıf Karşıtlığı Ve Demokratik Örgütlenmelerin İşlevi Üzerine -2-

TÜİK'e karşı bir miting

Burjuvazi en geniş, en elverişli koşullarda emek sömürüsünü sürdürmek ve bu temel üzerinde sistemini garantiye almak istemiştir. Kapitalist üretim ilişkilerinde üretimin toplumsal karakteri ile, mülkiyetin bireysel ellerde toplanması eşitsizliğin nedeni ve toplumun çoğunluğunun yoksullaşarak, azınlık bir kesimin ise devasa bir şekilde zenginleştiğini Marksist siyasal ekonomi biliminden biliyoruz. devamı


Sınıf Karşıtlığı, Sendikalaşma Ve Pratik Süreçlerine İlişkin -1-

Tarihi; ebedi-hakim ve büyük devlet, yüce kahramanların öyküleri üzerinden kurgulayan anlayışlar bütünlüklü, doğru bir biçimde geçmişi ve toplumu yorumlamaktan uzak kaldılar. Bir otokratın ve azınlık bir zümre üzerinden dönemi yorumlama gayreti içinde olanlar, o koşulları hazırlayan öncelleri ve toplumsal değişimin mantığını görmekten hep uzaktı. Asıl olan güçlüyü yüceltmek, oluşan çıkarlar sisteminin çelişki ve vahşi yüzünü gizlemekti. devamı


Acı Çeken Herşeyi Gömemezsiniz… Savaş, yıkım ve zulme rağmen gülüşleri bulutlara çizilen, oradan düşlere uzanan yaşamlar…

-1- 

Babaannemi her ziyaretimizden, günümüzün yol ayrımını besleyen çuval dolusu öykülerle dönerdik. Gizlice videoya çektiğimizi fark eder,  

“Açmayın şu makineyi. O çalışınca kendim olamıyorum. Yaklaşın şöyle yanıma…” 

Kardeşimle iyice yanına sokulur, toprak evin duvarına dayanmış saman dolu yastıklara iyice kurularak, çamurla sıvanmış küçücük ocağında yanan çalı çırpının genzimizi yakan dumanına aldırmadan bütün dikkatimizi onun anlatacaklarına verirdik.  devamı


Ortaklaşan Sorunlar Ve Çıkış Yolları Aramak…

Yaşamak ‘yeni bir emre’ kadar yasaklanmamıştı henüz. Herkesin bir derdi vardı elbet. Dokundukça bireyin içinde kalan, doğal yapısında kabullenerek sürüp giden dertler. Yaşamın içinde insan sayısı kadar çok, insan sayısı kadar kendine özgü öykü. Bu sayısız öykülerle payına düşen savaşım içinden kendini tekrar üreterek gelişti insanlık. Tarihinin bu doğal seyrinde hareketin, bitimsiz bir değişimin, dönemlerine özgü kaçınılmaz pratik edimiydi bu aslında. devamı


Doğa Ve Toplumdaki Değişimi Hiçbir Güç Engelleyemiyor…

Uludağ’ın güney doğu uçları Ege ve İç Anadolu’ya kadar değişik adlar alarak irili ufaklı dağlarla uzanır. Henüz ovaya ulaşmayan yükseltilerin girintili çıkıntılı vadilerinde ak bulutların arasına gizlenmiş köyler vardır. Düz bir alan görülmez buralarda. Ormanın seyrek yamaçlarına açılmış tarlalar, buğday ve arpa dışında ürün vermez. Killi verimsiz toprağın ödülü, çileli bir kış mevsiminin bitimine ancak yetiyordu. devamı


Büyük Yarış

Yüzü, düşünen  bilgili bir insan görünümü çabasıyla anlı kırışık, darmadağın saçları ve pejmürde giysileriyle getirilmişti Akıl Hastanesine. Etrafına ilgisizdi. Gözleri bir noktaya dikili yeryüzünde bir başınaymış gibi, yeni bir yaşamın yaratıcısı edasıyla bir şeyler arıyordu baktığı yerde sanki. Dikkatini dağıtan veya öyle olduğunu zannettiği bir davranış karşısında saldırgan bir tutum alabiliyordu.  Aradan yıllar geçti. devamı


Sendikal Örgütlenmenin Bazı Sorunları Üzerine

Binsekizyüzlerin son çeyreğinde Engels’in Bebel’e yazdığı mektupta “işçi sınıfı var olduğundan bu yana sendikalar aracılığıyla örgütleniyor. Sendika işçi sınıfının sermayeye karşı gündelik mücadelesini verdiği, kendini eğittiği ve en güçlü gericiliğin bile artık ezemeyeceği, gerçek sınıf örgütü anlayışıyla örgütlenmelidir” demişti. devamı