Dünyaya Bakış

Gelecek Pasifik’te Belirlenecek Ulusal Halk Kongresinin Kararları Işığında Çin Halk Cumhuriyeti Ve Dünya Politikalarına Etkileri Üzerine

Dünyanın, dolayısıyla insanlığın yakın geleceğinin Pasifik Bölgesi’ndeki gelişmeler tarafından – olumlu veya olumsuz anlamda – belirleneceğini söylersek, bu, en azından güncel koşullar altında abartılı bir iddia olmayacaktır. Emperyalist-kapitalist dünya düzeninin içinde debelendiği çoklu kriz ortamının meydan okumalarını, ABD emperyalizminin Çin Halk Cumhuriyeti’ne (ÇHC) karşı artan saldırganlığını ve ÇHC’nin dünya çapında genişleyen iktisadi ve siyasi etki alanlarını göz önünde tutarsak, bu iddianın altını doldurabiliriz. devamı


Biden Usulü »America First« Avrupa’nın Sevinci Kursağında Mı Kalacak?

Joe Biden

 

Her yıl savaş tacirlerinin, farklı sermaye grupları ile tekel temsilcilerinin, siyasetçilerin, gazetecilerin ve emperyalist ülkelerin bilimsel (!) kâhinlerinin buluştukları Münih »Güvenlik Konferansı« bu yıl dijital ortamda gerçekleştirildi ve transatlantik emperyalist ortaklığın üç büyük temsilcisini bir araya getirdi. Alman Şansölyesi Merkel ve Fransa Başkanı Macron toplantı öncesinde verdikleri demeçlerde yeni ABD Başkanı Biden’in dış politika açıklamalarını heyecanla beklediklerini söylüyorlardı. Çünkü görüşmelerin merkezinde transatlantik ilişkilerin geleceği duruyordu. devamı


Karanlıklar Çağının Kapıları Açıldı (2)

Çin Halk Cumhuriyeti - Amerika Birleşik Devletleri

Süreklilik kazanan belirsizlikler-güvencesizlikler dönemi ve içerdiği çelişkiler üzerine

Gazetemizin önceki sayısında emperyalizmi ve egemen sınıfları daha saldırgan kılanın, dünya çapındaki iktisadi, siyasi ve toplumsal krizleri derinleştiren trendler karşısında çözümsüz kalışları olduğunu tespit etmiş, bu trendleri kısaca sıralamaya çalışmıştık. Şimdi kaldığımız yerden devam edelim: devamı


Karanlıklar Çağının Kapıları Açıldı - Süreklilik kazanan belirsizlikler-güvencesizlikler dönemi ve içerdiği çelişkiler üzerine

İnsanlık tarihi defalarca kez savaşlar, felaketler, salgınlar veya soykırımlar nedeniyle sonrasında »Karanlık Yıllar« veya Hıristiyanlık tarihindeki »Saeculum obscurum – Karanlık Yüzyıl« gibi tanımlamalarla adlandırılan ve medeniyet seviyesinin düştüğü, toplumsal ilerlemenin durduğu, kültürel gelişmenin gerilediği süreçlere tanık oldu. Karanlık yıllarda facialar ve yıkımlar yaşandı, on milyonlarca insan yaşamını yitirdi. devamı


Yeni Bir Nükleer Çağ Mı Başlıyor? INF-Sözleşmesinin ABD emperyalizmi tarafından feshi ve olası sonuçları

Yeni Bir Nükleer Çağ Mı Başlıyor?

NATO’nun 1979’da Pershing II ve Tomahawk orta menzilli ve nükleer başlıklı roketleri Batı Avrupa’ya konuşlandırma kararını alması, Batı Avrupa kamuoyunda büyük tepkilere yol açmıştı. NATO’nun »İkili Kararı« savaş sonrası Avrupa’sının en kitlesel protestolarına neden olmuş, neredeyse tüm Batı Avrupa ülkelerinde milyonlarca insanın sokakları doldurmaya itmişti. devamı




Belirsizlikler dönemi mi?

Bir yürüyüş ve mitingden görüntüler

Emperyalist güçler arasındaki ihtilaflar üzerine

1989/1990 karşı devrimi ile reel sosyalizmin yenilgiye uğratılmasından sonra »tarihin sonu geldi« demagojisi yaygınlaştırılmıştı. Kapitalizmin güya iç çelişkilerini nihaî olarak çözdüğü ve istikrarlı, stabil bir gelişme yoluna girdiği iddia ediliyordu. devamı


Avrupa’da Faşizm – Yeniden Mümkün Mü?

(Bir tartışmaya vesile olma çabası)

Avrupa ülkelerinde ırkçı-faşist, ultra milliyetçi ve aşırı sağcı burjuva partilerinin uzun süredir devam eden seçim başarıları, bilhassa Almanya’da ırkçı-faşist AfD partisinin son anketlere göre ülkenin ikinci büyük partisi hâline gelmesi, Avrupa’daki toplumsal ve siyasî sol içerisinde özelde antifaşist mücadelenin, genelde siyasî mücadelenin biçimleri üzerine çeşitli tartışmalara yol açıyor. Antifaşist mücadelenin yeniden icat edilmesine gerek olmadığını söyleyenlerden, yeni bir »faşist diktatörlük« tehlikesinin kapıya dayandığını ve bu nedenle »faşizme karşı burjuva-liberal kesimleri de içeren demokratik halk cephesi kurulmasını« savunanlara kadar geniş bir görüş çeşitliliği söz konusu. Özellikle reformist sol içerisinde »sağ popülizme karşı sol popülizme başvurulmasını« savunanların güç kazandığı söylenebilir. devamı


Mesele »Sarı Taksi-Uber Kavgası« Değil

Emperyalist Tekellerin Yeni Sömürü Metodları Üzerine

New Yorklu taksi şoförü 61 yaşındaki Douglas Schifter 2018 Şubat ayında bir gün sosyal medya hesabına »Politikacılar beni de yeni esaretin zincirlerine bağlamaya çalıştılar. Direndim, ama iflas ettim« diye yazdıktan kısa bir süre sonra belediye binasının önüne gidip intihar etti. Taksi plakası satın alabilmek için yüklü bir kredi yükünün altına giren ve artık borçlarını ödeyemez durumda kalan Schifter’in intiharı, binlerce taksicinin Uber ve Lyft gibi şirketleri protesto etmek için sokaklara dökülmelerine ve sadece New York’ta sayıları 80 bini geçen Uber kullanıcılarına sınırlama getirilmesini talep etmelerine neden oldu. devamı