Türkiye ve Dünyaya Bakış

Türkiye ve Dünyaya Bakış - 126

Türkiye ve Dünyaya Bakış - 126

Pandomim

Pandomim kavramını seçtik. Biliyorsunuz pandomim sessiz, yani sözsüz tiyatro oyunu anlamına gelmektedir. Gerçi Gare operasyonu konusunda Saray çok konuşuyor gibi gözüküyor ama aslında çok konuşuyorken boş konuşuyorlar. Çelişkili konuşuyorlar. Resmen şov yapıyorlar. Aklı başında her izleyici bu gerçeği görüyor. Fakat toplum henüz susuyor. Pandomim tam da burada başlıyor. devamı


Türkiye ve Dünyaya Bakış - 125

Türkiye ve Dünyaya Bakış - 125

REJİM 18 YILDA TÜRKİYE'NİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRMİŞ (!)

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz Cumartesi günü “Açılışlar” vesilesiyle konuştu. “Yine döktürdü” diyenler bir anlamda haklı. Açıklama’da öne çıkan konu rejimin 18 yılda Türkiye’nin çehresini ne kadar değiştirdiği ile ilgili. Erdoğan, Menderes’ten girdi Cengiz’den çıktı. Ülkenin şantiyeye dönüşmesi, yollar, barajlar, tüneller, köprüler, havalimanları… Konular bunlardı. devamı


Türkiye ve Dünyaya Bakış - 124

Türkiye ve Dünyaya Bakış - 124

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ DİRENİŞİ'NDEN ÇIKARILACAK DERSLER

Boğaziçi Üniversitesi’ne CB Erdoğan tarafından rektör ataması yapıldıktan sonra üniversite öğrencilerinin direnişi tüm ülke gündemini birkaç gün belirledi. Ardından da daha düşük seviyede olmak üzere gündem olmaya devam etti. devamı


Türkiye ve Dünyaya Bakış - 123

Türkiye ve Dünyaya Bakış - 123

“SEÇİM” Mİ “GEÇİM” Mİ BELİRLEYİCİ OLACAK?

Hepimizin yakından izlediği ve bildiği gibi yeni seçim yasası bu yasayı çıkaranların ayaklarına dolanmış durumda. Daha sonra adı “Cumhurbaşkanlığı Sistemi” olarak değiştirilmiş olsa da “Başkanlık Sistemi” olarak belirlenen yeni devlet yönetim sisteminin seçim yasası yüzde elli artı bire (% 50 + 1) dayanıyor. Yani % 51 oy alan Devlet Başkanı olabiliyor. devamı


Türkiye ve Dünyaya Bakış - 122

Türkiye ve Dünyaya Bakış - 122

CAPİTOL KARGAŞASI VE ABD "DEMOKRASİSİ"

Geçtiğimiz Perşembe günü ABD eski Başkanı Trump’ın ABD Kongresi önünde binlerce kişiye yönelik yaptığı konuşmada; ”Asla vazgeçmeyeceğiz, yenilgiyi asla kabul etmeyeceğiz” sözleriyle ortalık bir anda karıştı. Binlerce kişi olduğu söylenen bir güruh Kongre binasını bastı, içeriyi dağıttı ve açıklanan resmi sayılara göre dört kişi öldü. devamı


Türkiye ve Dünyaya Bakış - 121

Türkiye ve Dünyaya Bakış - 121

YENİ YIL ZORLUKLARI AŞMA YILI OLSUN!

2020 yılı COVID-19 salgını ile ilintili ifade ediliyor. Evet, COVID-19 virüsü dünyada büyük etkiler yarattı. Aynı zamanda ise kapitalist dünyanın çaresizliğini ve çürümüşlüğünü bir kez daha ortaya çıkardı. devamı


Türkiye ve Dünyaya Bakış - 120

Türkiye ve Dünyaya Bakış - 120

DERNEKLER VE VAKIFLAR YASASINA ANTİ-DEMOKRATİK EK: KENDİ KUYULARINI KAZIYORLAR

Öncelikle bir konuya açıklık getirelim. MHP destekli AKP-Saray Rejimi tarafından hedef alınan kuruluşların demokratik basında da Sivil Toplum Kuruluşları-STK olarak nitelendirilmesine karşıyız. Hedef alınan kuruluşlar sadece Demokratik Kitle Örgütleri – DKÖ’ler ve demokratik vakıflardır. devamı


Türkiye ve Dünyaya Bakış - 119

Türkiye ve Dünyaya Bakış - 119

KILIÇDAROĞLU’NUN SEVAL TÜRKEŞ ZİYARETİ OMURGASIZLIĞIN SON AŞAMASI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yanına İBB Başkanı İmamoğlu, İl Başkanı Kaftancıoğlu ve Kadıköy BB Odabaş’ı alıp faşist Alpaslan Türkeş’in eşi Seval Türkeş’i evinde ziyaret ediyor. Randevunun fotoğraf ile şov yapma amacıyla gerçekleştirildiği ayan beyan ortada. devamı


Türkiye ve Dünyaya Bakış - 118

Türkiye ve Dünyaya Bakış - 118

KARABAĞ “ZAFERİNİN” HAYALİ “TURAN” OLMASIN

10 Aralık 2020 Perşembe günü Türkiye medyası AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bakü ziyaretini en öne çıkararak verdi. Sanki ülkede her sorun çözülmüştü de işimiz Bakü’deki “Zafer Günü” kutlamalarına kalmıştı. Kalabalık bir delegasyonla Bakü’ye sadece Erdoğan intikal etmedi. Karabağ zaferinin kutlandığı askeri resmi geçit töreninde Bolu Dağ Komando Taburu askerleri de yer aldılar. devamı


Türkiye ve Dünyaya Bakış - 117

Türkiye ve Dünyaya Bakış - 117

YENİ VE KİRLİ BİR GÖÇMEN SENARYOSU…

Türkiye AB karşısında sıkıştıkça veya AB’ye karşı kimi istemlerini kabul ettirmek istediğinde son sekiz yıldır “Göçmen” kartını kullanıyordu. Ülkenin farklı illerinde toplanan göçmenler zaman zaman güvenlik güçlerinin göz yumması sonucunda tıka basa doldurulan tekneler, sayı olarak yükü kaldıramayacak lastik botlar ile Ege ve Akdeniz’den açık denizlere ölüm yolculuğuna çıkarılıyordu. Binlerce göçmen yaşamını “göç yollarında” yitirdi. Aylan Bebek binlerce acımasız ölümden sadece bir vaka idi. devamı