Kavga Sesleri

Trakya'da Kürt Göçmenler

Kürtler'in Trakya'ya ilk göçleri Bizanslılar, Selçuklular, Moğollar, Germiyanoğulları ve Osmanlılar dönemlerinde gerçekleşmiştir. Diasporaya çıkan Kürt halkına acımasız bir asimilasyon politikası uygulandı. Kürt halkının bu politikayla değerlerinden, kültüründen, inançlarından, tarihinden, dilinden ve özünden koparılması amaçlanıyordu.


“Bir İnsanda Bütün İnsanlığı Görebilmek“

“Çılgınca bir coşkuyla,  sınırsız sevgimizi açığa vuracağımızı zannederiz bazen. Yaşadığımız ülkeye, çocuğumuza, yakınımıza, sevgilimize maddi dünyaya sığmaz bir tarifle ifade etmeye çalışırız sevgimizi. Ama bu sevgiyi dillendiriş, mutluluk içerip içermediğiyle ilişkilendirilmez çokça.


BURSA’DA YİNE İŞ CİNAYETİ

Bursa'da iş cinayetiGürsu ilçesi Organize Sanayi Bölgesi’nde konumlanmış boya fabrikasında, buhar kazanından kaynaklı bir patlama gerçekleşti. Beş işçi yaşamını yitirirken, on beş işçide yaralandı. Patlamada çevre büyük hasar gördü.


Tütün Üreticilerinin Sorunları

Tütün üreticilerinin bir eylemindenTBMM'ne sevk edilen "Makaron veya yaprak sigara kağıdına ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün doldurarak satanlara 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası verilecek” maddesi tütün üretimini yasaklama niteliğini taşıdığından üreticilerin tepkisine yol açmaktadır. Yasa çok ağır para cezalarını da içermektedir. Son yıllarda sigaraya yapılan büyük zamların ardından sigara tiryakilerinin sarmalık tütüne yönelmesi sigara-tütün tekellerinin piyasasının kısmen de olsa daralmasına ve karlarının azalmasına yol açtı.


Demokratik Örgütlenmelerin Sınıf Mücadelesiyle İlişkilenmesi

İşçi sınıfı, kapitalist-emperyalist sistemin ezgi ve sömürüsünden kurtulmanın zorunlu koşulu olarak çeşitli toplumsal katmanların katılımının önemini mücadele tarihinde yaşayarak gördüler. Değişik muhalefet kesimlerinin özgün sorunlarından çıkışlı demokratik talepleri, sınıf hareketiyle ilişkilendiği ölçüde sisteme karşı tutarlı bir içerik kazanacaktı.


Çerkezköy Fabrika İşçilerinin Sorunları

Batis Sendikası'nın bir eyleminden

12 Eylül 1980’de işçi sınıfının devrimci mücadelesine karşı yapılan faşist askeri darbenin uygulamaları ve etkileri günümüzde de sürmektedir. Aradan geçen 37 yıllık süreçte sınıf ve kitle sendikacılığı etkisizleştirildi. Devletin eliyle sermaye sınıfı yanlısı işbirlikçi sarı sendikacılığın önü açıldı. İşçiler, demokratik ve ekonomik mücadele örgütleri olan sendikalarından uzaklaştırılarak örgütsüz bırakıldı.


Savaşa ve Sömürüye Karşı 1 Eylül

Şiddet günümüz dünyasının giderek daha da tırmandırılan bir olgusu. Kapitalist dünyanın sömürü, işsizlik, talana dayalı yapısı zor ve şiddeti üretiyor… Dünyanın önemli kaynaklarını tutan veya stratejik önem taşıyan bölgelerde savaşların kışkırtılmasının ekonomik-siyasal arka planını kapitalizmin doymak bilmeyen aç gözlülüğüdür.


İşçi ve Mahalle Meclisleri Kurulmalıdır

Ülke, bir avuç sömürücünün, ezenin, hırsız ve bezirganın çıkarı için krizdedir. Kriz, her gün daha da derinleşiyor. Kaos büyüyor. Halk, kapkaranlık günlerde yaşıyor. Açlığın, yoksulluğun, baskının, şiddetin ve katiamların haddi hesabı yok. Ülkeyi bu hale sokanlar, bir ışıltıdan, bir kıpırtıdan, velhasıl kendi gölgelerinden korkar oldular. Başka şeye benzemez, halkın verdiği korku!


DİSK’i DİSK Yapan

15-16 Haziran, işçi sınıfımızın müca- dele tarihinde anlamlı ve bir o kadar da bugün üzerinde iyice düşünülmesi, dersler çıkarılması gereken önemli bir tarih. O günün iktidarı da bugünkü gibi işçi sınıfının mücadelesini engellemek için elinden geleni ardına koymuyordu.