Yılmaz GÖÇMEN

Devrimci Bir Eylem Olarak Açlık Grevleri

Ölüm orucu ve açlık grevleri sonlandı. Yedi bini aşan tutuklu Kürt yurtseverin, bütün demokratik tepki kanallarının kapatıldığı koşullarda sürdürdüğü grev ölüm sınırında insanlığa bir çığlıktı. Cezaevi önlerinde anaların, eşlerin yakınlarına sahip çıkma girişimleri devletin güvenlik görevlilerince sistemli, aşağılayıcı bir işkenceye dönüşmüştü. Sıradan bir insan hakkı talebinin bile şiddetle karşılık bulması, diktatörlükle yönetilen devletlerin karakteristik tutumudur.


Ülke Gerçekliği İçinde Toplumsal Dinamikleri Kavramak...

Ülkemiz devrimci işçi hareketi başladığı tarihlerden günümüze önemli deneyimler biriktiriyor. Osmanlı’dan cumhuriyete geçişle de, mülkiyet ilişkilerinin kapitalist biçimi otoriter yapısını sürdürdü. Bunun nedeni kapitalizmin bağımlı ve işbirlikçi gelişmesi ve burjuva demokratik dönüşümlerin oluşamaması yanında, emek güçlerinin örgütlülüğüyle de ilgiliydi.



100. Yıla Yaklaşırken İki Not

 

Partimi Arıyorum

 

12 Eylül’ün, küreselleşmenin, liki- dasyonun tozu dumanı arasında yitip giden insanlar, bir aralık bulduğunda ya- şama yeniden tutunma uğraşısıyla yollar aradılar. Dağılmışlığın yalnızlığını aşa- cak, kendini yeniden anlamlandıracak yollar... 12 Eylül ve süreçlerini hangi dü- zeyde yaşamış, zurnanın bilmem hangi deliğinde olursa olsunlar köklerini besle- yen özsu bir gün kurumuş yapraklarına can vereceği umudunu yitirmediler.