Kültür ve Sanat

Kültür ve Sanat kategorisi

Gani Cansever Üzerine Bir Portre Yazısı: OZAN HEVAL

Gani Cansever (Ozan Heval)Biz onu gür bıyıkları, basbariton sesi, Dadaloğlu’ndan, Karacaoğlan’dan, Ruhi Su’dan söylediği türkülerle tanıdık. Bir onu grev çadırlarında, yürüyüş kollarında, işçi sınıfının bir eri olarak, her eylemde emekçilere omuz veren bir yoldaş olarak tanıdık. Sazına dokunduğu sezenesinin çıkardığı kuş sesleriyle tanıdık. Onu biz Ozan Heval olarak tanıdık. devamı



Sanat ve “Sanatçı” Üzerine Düşünceler

Pablo Picasso: Guernica

Sanat, insanlığın tarihsel gelişiminin her evresinde özellikle de toplumsal hareket ve dönüşümlerle birlikte önemli bir etki alanı olarak karşımıza çıkar. Sanat, toplumları dönüştürmek için yeterli midir? Sanatsız insan ya da insansız sanat mümkün mü ? Tüm bu sorulara cevap vermek şöyle dursun, ilk önce sanatın tarifini yapmakla yazıyı geliştirmeye çalışalım. devamı


Heykeltraş ve Rölyef Ustası Halil İbrahim Köksal

Halil İbrahim KöksalŞu anda anlatacaklarım yaşamda çok az rastlanan olaylardandır. Yani yetenek, ya da insan yeteneğinin boyutları nedir, sorusuna cevap aramak? Bilimsel olarak yetenek konusunda şunlar ifade edilebilir: Bir insan bir konuda yetenekli ise, yetenekli olduğu dalda yüzde elli avantajlıdır. Diğer bir kişiyse ancak o yüzde elliyi eğitim yoluyla elde edebilir. Ancak bu durum yine bir süreç gerektirir. Örneğin Roman’lar müzik konusunda yeteneklidir ama hiç keman çalmamış bir çocuğa kemanı ve yayı uzatıp, “Hadi şimdi çal!” diyemezsiniz. Çocuğun önce keman çalan birini yakından görmesi, izlemesi, en azında müzik sesine aşina olması gerekir. Demek burada yine bir sürece ihtiyaç var. Ancak ondan sonra o çocuktan keman çalmasını isteyebilirsiniz. Matematik de, resim de öyledir. Yani yine eğitim söz konusudur. devamı


‘Entellektüel’ İsimli Kitabı ile Filistinli Yazar, Edward W. Said

Edward Said (1935 - 2003)Edward Said aslen Filistinli. 1935 yılında varlıklı bir Hristiyan ailenin çocuğu olarak Kudüs'te dünyaya geldi. 1948 yılında ailesi göçmen olarak Mısır'a yerleşti ve İngilizce dışında başka bir dilin konuşulmasının yasak olduğu seçkin koloni okullarında eğitim aldı. Aldığı bu Anglosakson eğitim sırasında kendisine “Avrupalı olmayan diğer“ olduğu da öğretildi. Kendisi bu durumu şöyle anlatıyor: "Biz'i Onlar'dan ayıran dilsel, kültürel, ırksal ve etnik çizgi idi. Benim Anglikan kilisesine bağlı olarak doğmuş, orada vaftiz edilmiş ve kilisenin bir üyesi olmuş olmam işimi kolaylaştırmıyordu." devamı


Paris Komünü Ve Fransız Şair Arthur Rimbaud

Fransız Şair Arthur RimbaudÇoğu edebiyat otoritelerinin Fransız Şair Arthur Rimbaut ile ilgili ortak görüşü şudur: “Rimbaud’dan sonra ne yazılabilir?”(*) (Bu) soruyu XX. yüzyıl şairleri yanıtlayamadı. Bakalım XXI. Yüzyılın şairleri ne yapacak? Fakat Rimbaud’un bir özelliği daha vardır, O da, bir şair, bir aydın olarak 1871, Paris Komünü sırasında işçilerin yer aldığı barikatların ardında toplumsal aydınlanma için, demokrasi için, hak ve adalet için emekçilerle birlikte savaşım vermiş olmasıdır. devamı


Ercan Yaren İle Söyleşi: “Bir Yontunun Yansıması O Objenin Karakteridir”

Ercan Yaren, HeykeltraşYukarıdaki bu başlık sizlere fazla iddialı gibi gelebilir. Ancak yüz yıllar boyunca süre gelen sanat ve sanat tarihine baktığımızda karşımıza çıkan eserler ve o yontuları gerçekleştiren heykeltıraşlar, sürekli olarak yaptıklarıyla varlık gösterirler. Başlıkta yer alan –obje- kuşkusuz salt yontu için değildir. Kimi zaman bu bir ressam, bir kompozitör ve hatta bir edebiyatçı için de geçerli olabilir. devamı


Bir Sosyalist Yazar; Aziz Aydın Doğan

Aziz Aydın DoğanÖykücü, romancı, oyun yazarı Aziz Aydın Doğan, 1947 Keban’a bağlı Piran’ın Lorikan köyünde doğdu. Çok klasik bir başlangıç bu aslında. Hepimizin, herkesin boynuna asılabilecek bir künye gibi bir şey. Oysa insanın kaderi, uğraşıları, yaşam kavgası, başarıları, başarısızlıkları bundan sonra başlıyor. devamı


Fransız Devrimci Yazar Emile Zola ve ‘Germinal’

Emile ZolaEmile François Zola, (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902) Fransa’da Natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zola’nın şöhreti, aslında çokça dillendirilmeyen Dreyfus Davası’nda takındığı yürekli aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa Devlet Başkanı’na “İtham Ediyorum!” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı bir süreliğine Fransa’yı terk ederek Londra’ya yerleşti. devamı


Ahmet Sefa, Ya Da Yazar Olmak...

Ahmet SefaBiliyorum, beni en çok zorlayan bir yazı bu. Sözcüklerin seçiminde, tümcelerin kurulmasında ve acabalarla dolu bir sıkıntıyla, onu -gerektiği gibi- yüreğiyle, insan yanıyla ifade edebilecek miyim kaygusuyla başladığım bir yazı şu ele aldığım. Damıtılmış bir dostluktan bahsedeceğim çünkü, kardeşlikten, yoldaşlıktan bahsedeceğim. Öyle ezbere, mideden sözlerle ucuz ilişkiler üzerine kurulmuş birinden değil; hele yapay, vıcık vıcık düzen kokan, kaygan zeminde kendini kaybeden, egemen bir düzenin gölgesinde kalanlardan değil, naif, emek kokan, toprak kokan bir dil işçisinden bahsedeceğim size. Seçtiği her konuyla, altını çizdiği her örgü, bir yaşamın gerçeği bir de öykünün -yazının- gerçeğiyle alabildiğine yoğrulmuş bir yapıttan, onun yazarından, yani Ahmet Sefa’dan bahsedeceğim size. devamı